ein Bild ein Bild
   
  MELDA BEKCAN
  İnsanın miracı ya da önüne çıkan tuzaklar
 

İnsanın miracı ya da önüne çıkan tuzaklar

 

Sahip olduğumuz akıl ve irade ile her işin üstesinden gelebilecek güce sahipken nedense basit düzeneklerden kurulmuş tuzaklara düşeriz kolayca… Zira insan gücünü doğru yönde kullanırsa bu güç ona miraç, yanlış yönde kullanırsa da tuzak olur.


Bu hafta, üç kademeden oluşan bir olayı sizlerle irdelemek istiyorum; büyük bir tepe düşünün, tepenin kenarında derin bir uçurum var. İlk kademede, bahsettiğim tepenin üstünde bir adam duruyor, adam ikinci kademede tepeden aşağıya doğru inmeye başlıyor, tepenin kenarındaki uçuruma yaklaşmasına, mesafenin giderek azalmasına rağmen herhangi bir durma eğilimi göstermeden yol alıyor ve sonunda uçurumun kenarına kadar geliyor. Üçüncü aşamada ise kaçınılmaz olarak uçuruma yuvarlanıyor.

Şimdi soruyorum, sizce patoloji bu olayın neresinde? Adamın tepede durmasında mı, tepeden aşağıya inmesinde mi, yoksa uçuruma yuvarlanmasında mı? Öyle zannediyorum ki bir kısım okuyucumun cevabı “Tabii ki ‘uçuruma düşmek’ patolojik bir durumdur” olacaktır. Evet, doğrudur; uçuruma düşmek olağandışı bir hadisedir ama bence gerçek sorun tepeden aşağıya inme sürecinde başlıyor. Niye mi? Bir insan yolun sonunu gördüğü ve dolayısıyla da başına gelecekleri bildiği halde uçuruma doğru ilerlemeye devam ederse, ortada bir sorun vardır! Çünkü sağlıklı bir beyin, başına gelebilecek sıkıntıyı gördüğünde ya da hissettiğinde zor duruma düşmemek için zamanında gerekli tedbirleri alır.

Aslında bu tür hadiseler birçoğumuzun başına gelir; geçmişe dönüp baktığımızda “Ben başıma gelecekleri biliyordum ama göz göre göre olan oldu işte!” ya da “Neden olanlara engel olamadım bilmiyorum, sanki ağzım, dilim bağlandı!” deriz…

Çoğu zaman basiretsizliğe ya da kadere bağlarız yaşadığımız sıkıntıları ama en doğrusu kendimizle hesaplaşmak ve kendimizi sorgulamaktır ‘Ben nerede yanlış yaptım, acaba gereken önlemleri aldım mı?’ diye. Yani önce deveyi sıkı bağlamak, sonra Allah’a havale etmek gerekir; aksi takdirde içine düştüğümüz durumlar için hayıflanmaktan başka yapacak bir şey kalmaz. Sahip olduğumuz akıl ve irade ile her işin üstesinden gelebilecek güce sahipken nedense basit düzeneklerden kurulmuş tuzaklara düşeriz kolayca… Zira insan gücünü doğru yönde kullanırsa bu güç ona miraç, yanlış yönde kullanırsa da tuzak olur.

Farkındaysanız yaşadığımız çağda, yapılan yanlışta diretmenin ve ihmalkarlığın pek fayda getirmediği geniş kitleler tarafından daha iyi anlaşılmış durumda. Gerek Türkiye’de eski komutanların geçmişte Kürtlerin özgürlüklerini kısıtlamada hata yaptıkları itirafıyla pişmanlıklarını dile getirmeleri, gerek Avrupa’da Demirperde’nin tamamıyla kalkması, gerekse ABD’nin İran’ın nükleer silahsızlanması ile ilgili raporu, dünya çapında bir silkinme sürecine girildiğini gösteriyor. Sıcak savaşın etkisi tüm dünyada azalırken yerini ekonomik, kültürel ve sosyal yöntemlere bıraktı; internet ağı ve televizyon yayını sayesinde dünyanın bir ucundan diğer ucuna ulaşabilmek mümkün. Bununla birlikte topun, tüfeğin yerini geniş kitlelerle iletişim kurma yöntemleri aldı, artık yapılan hatalardan çıkarılan derslerin deklarasyonu hükümetlerin en etkin politik söylemlerinden biri sayılıyor.

Tüm bu gelişmelerin yanı sıra, ayın karanlık yüzü bizlere dünyada yaşanan üzücü gelişmeleri göstermiyor değil. Pakistan’da yaşanan bombalı saldırının ardından Benazir Butto, babasıyla benzer bir kaderi paylaştı. O da Zülfikar Ali Butto’nun yürüdüğü yoldaki uçurumlara düşmemek için uzun yıllar direndi, bunun için de yeri geldi yıllarca uzaklarda kaldı. Ama bu sefer yolun ortasında ansızın bir uçurum açıldı, üstelik kendi ülkesinde attığı adımın altında…

Ben de herkes gibi endişeliyim, hani Japonların bir oyununda taşlar art arda dizilir ve bir taşın devrilmesinden sonra bütün taşlar yıkılır ya umarım bu olayın akabinde benzer şekilde başka uçurumlar açılmaz. Oysa manzara umut vericiydi, yolların sonu düzlüğe çıkıyor gibiydi ama…

 
  Bugün 1 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı! DESİNG BY MERVE  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=