ein Bild ein Bild
   
  MELDA BEKCAN
  Babalar ve oğullar
 

Babalar ve oğullar

 

Sevinç ve hüznü bir arada yaşıyoruz şu günlerde. Bir tarafta aileler ciğerparelerini büyük bir çoşkuyla askere uğurluyor. Diğer tarafta da art arda gelen şehit cenazeleri tüm Türkiye’nin ciğerini dağlıyor. Babalarla oğullar, sevinçlerle hüzünler bir arada... 

Sevincin ve hüznün nadiren bir arada yaşandığı dönemlerden birindeyiz. Bir yandan gazetelerden, haberlerden, TV programlarından aldığımız şehit haberleriyle yas tutarken, bir yandan da askerlik kutlamalarına eşlik ediyoruz sevincimizle.

Geçenlerde yine böyle bir kutlamaya şahit oldum otogarda.

Birçok kez yolumun düştüğü bu otobüs cumhuriyetinde karşılaştığım kalabalık ve hareketlilik, her zaman görmeye alışık olduğum manzaradan oldukça farklıydı.

Tıpkı düğünlerde olduğu gibi davullar, zurnalar çalıyor; yaşlısı, genci halay çekiyordu neşe içinde.

Otobüsün içinde yerimi aldıktan sonra dışarıdaki coşkulu kalabalığı izlemeye başladım.

Bir süre sonra elinde Türk bayrağı taşıyan bir genç ile onun ardından “En büyük asker bizim asker!” diye bağıran bir grup, benim bulunduğum otobüsün yanına geldi.

Uzun süren tezahüratların ardından asker adayı gençle babası olduğunu öğrendiğim yaşlı adam yanımdaki koltuklara oturdular.

Gözlemlediğim kadarıyla babası da en az asker yolcusu oğlu kadar heyecanlı ve gururluydu. “Bakın işte! Ben evladımı büyüttüm. Şimdi vatana hizmet etmeye gidiyor” der gibi bir duruş vardı üzerinde. Ne yalan söyleyeyim, ben bu mutluluğu biraz garipsedim. Kuzey Irak’ta yaşanan çatışmalar ve her geçen gün artan şehit sayısı göz önünde bulundurulduğunda, bir baba canından bir parçayı askere gönderdiğinde hiç mi tedirginlik yaşamazdı?

Bu düşüncelerle bir kez daha baktığımda aradığım endişeyi bulamadım. Sanki bütün sinirleri alınmış, mutluluktan havalarda uçan bir adam oturuyordu yan koltuğumda. Kalkış zamanı geldiğinde, yaşlı adam oğlunu dürterek, “Hadi, otobüsün önüne geç de seni uğurlamaya gelenlere asker selamı ver.” dedi.

Bu asker selamı fikri gencin oldukça hoşuna gitmiş olacak ki hızla kalktı yerinden. Çıkış kapısındaki basamakları da aynı hızla ineyim derken bir anda ayağı kaydı ve yere düştü. Başta babası olmak üzere hepimiz telaşla yerimizden kalkıp gencin yanına gittiğimizde ayak bileğinin burkulduğunu öğrendik. Hâliyle biraz canı acıyordu.

O an yaşlı adamın gözlerinin dolduğunu fark ettim. Birkaç dakika öncesine kadar tüm ısrarlı bakışlarıma rağmen hiçbir üzüntü belirtisi bulunmayan yüzünü tamamen tedirginlik bürümüştü artık. Hatta ciğerparesinden daha çok acı çeker gibiydi.

Kısa süren bir tutukluğun ardından, yürümeyi yeni öğrenirken yere düşen bir çocuğa babasının vermeye çalıştığı cesaret gibi, “Hadi oğlum, otobüsü kaçırmamalıyız.” dedi gülümseyerek ve kolundan tutarak düştüğü yerden kalkmasına yardımcı oldu. Yerlerine oturduklarında yaşlı adam eski duruşuna yeniden kavuşmuştu; asker ocağına götürdüğü oğluna güvenle bakıyordu.

Orada bir burkulma yüzünden bin parçaya ayrılan yüreğin, söz konusu vatan olduğunda mutluluğundan taviz vermediğine şahit oldum. Demek ki millî duygular, vatanseverlik duygusu öyle bir hissiyat ki onun uğrunda verilecek can ya da parçası büyük bir gurura vesile olabiliyormuş.

Yolculuğun sona ermesinin ardından ulaştığımız terminalde de asker kutlamalarına dair fotoğrafın rengi farklı değildi. Güç bela kalabalığı yararak yoldan geçen bir taksiyi çevirdim. Şoför hareket eder etmez, “Ufacık bebeği bile getirmişler. Evinde bıraksana, onun ne işi var burada. Değil mi ablacım?” diye söylenmeye başladı.

Kalabalık nedeniyle ekmek teknesinin hızının kesilmesi yüzünden gösterdiği tepkiyi anlayışla karşılayarak hafifçe başımı salladım; ama içimden onu onaylamayarak, “Değil elbette.” dedim. Belki o bebeği kucağında taşıyan baba da aynı mutluluğu yaşayacağı, yavrusunun bayrağı sırtlayacağı günleri hayal ediyor. Üstelik düğünlere nasıl bebek getiriliyorsa bu kutlama da onlar için eşdeğerde.

Sonra radyodan operasyonla ilgili yeni haberleri dinledik. Dedim ya sevinç ve hüznü bir arada yaşıyoruz bugünlerde…

 
  Bugün 3 ziyaretçi (18 klik) kişi burdaydı! DESİNG BY MERVE  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=