ein Bild ein Bild
   
  MELDA BEKCAN
  Bermuda Şeytan Üçgeni'ni gül bahçesi görmek
 

Bermuda Şeytan Üçgeni'ni gül bahçesi görmek

 

Şimdilerde uyku mahmurluğundan silkinip gerçekleri görmeli ve göstermeliyiz. Tepkisizlikten, nötr olma hâlinden kurtulup anlamaya, anlatmaya çalışmalıyız. Yoksa her şey için çok geç olabilir. 

Zannediyor musunuz ki sadece hastalar çekinir diş hekimlerinden? Hayır! Diş hekimleri de hastalarından çekinir bazı durumlarda. En çok da diş çekilmesi gereken durumlarda yaşanır bu hadise... Çünkü her çekimde anestezinin tutmaması ya da içeride kök kalması ihtimali vardır. Bu durumda da küçücük bir kök için kocaman bir zaman dilimi ayırmak gerekir. Tüm olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda her diş çekimi vakasına ihtiyatla yaklaşır diş hekimleri.

Geçtiğimiz dönemlerde, çalışmaya başladığım bir hastanede sadece diş çekimi yapmam için görevlendirildiğimde ne yalan söyleyeyim ben de bu olasılıkları göz önünde bulundurarak biraz panikledim! Çalışmaya başladığım ilk gün benim için kâbus gibi geçti. Bir odada aynı anda 4-5 hastaya birden iğne yapılıp hastaların dişleri çekiliyor, her hastadan kulağıma farklı sesler geliyordu. Hastaların diş çekiminden ne kadar çok korktuklarını bilmeyen yoktur herhalde. Ben de bu arada kendi hastalarımla ilgilenebilmek için etrafımdaki aksiyondan ve gürültüden dolayı çok fazla efor sarf etmek zorunda kalıyordum. Hâliyle kısa bir süre sonra beraber çalıştığım insanlara, “Siz nasıl çalışabiliyorsunuz anlayamıyorum? Ben burada çalışmaktan rahatsız oluyorum.” demeye başladım. Nedense konuştuğum herkes ağız birliği yapmışçasına, “Merak etme, yakında sen de alışırsın.” diye teselli etti beni.

Aradan henüz birkaç gün geçmemişti ki arkadaşlarımın haklı olduğunu anladım. Hani derler ya “İnsanoğlu her şeye alışır.” diye… Gerçekten de zamanla o bağırış çağrışa bile alışmıştım. Artık hastam gelip koltuğa oturduğunda etraftan gelen hiçbir sese ‘aldırmadan’ işimi yapabiliyordum; hatta duymam gereken sesleri bile işitmez olmuştum! Ama belli bir süre sonra, içinde bulunduğum bu “aldırmazlık”tan rahatsızlık duymaya başladım. Garip olan ama adını koyamadığım bir şeyler vardı sanki. Önceden dikkatimi dağıtan seslere karşı algılarım nedense vermesi gereken tepkiyi vermiyordu! Her ne kadar işimi profesyonelce yaptığım düşünülse de bu duyarsızlığımda patalojik bir taraf olduğu kanısına vardım. Benim bu sosyal duyarsızlığım pek hayra alamet değildi yani. Sonra kafama bir soru takıldı: “Acaba hayatımda zamanla duyarsızlaştığım başka neler vardı ya da toplum olarak duyarsızlaştığımız konular hangileriydi?”

Hatırlar mısınız geçmişte halk içinde şöyle bir söylenti dolaşırdı: “Efendim Avrupa’da bir şehirde yolun ortasında bir adam yaralamışlar. Adam yardım için feryat figan etmiş ama kimse dönüp arkasına bile bakmamış.” Eskiden bu tür duyumların hayatımızdaki yeri sadece kulaktan dolma söylentilerden ibaretti. Şimdiler bu tür olayların muadillerini bizzat yaşar olduk. Gündelik yaşantımızda meydana gelen sıra dışı olaylara karşı bir nevi tepkisizlik var bünyemizde. Sanki uyku hâli ile tam anlamıyla uyanamamış olma arasında bir kronikleşmiş hâl bu… Bir nevi basiretsizlik belki de. Okul yıllarımda sadece fizik dersinde duyduğum ‘nötr’ olma tabirini artık sıkça duymaya başladım etrafımdan. İnsanlar, herhangi bir hissiyata sahip olmadıkları için övünüyorlar ve “Ben, nötrüm.” diyorlar. Bu duyarsızlık hâli bir salgın hastalık gibi her geçen gün büyüyor.

Oysa devir çok kötü bir devir. Kendini uyanık gören bazıları, iyi niyetli insanları kandırma yarışına girmişler. Niyetleri o kadar bozuk ki Bermuda Şeytan Üçgeni’ni bile gülden bir bahçe gibi göstermeye çalışıyorlar. Onların eline düşmemek ya da düşenleri kurtarmak gerek. Bu sebeple en çok şimdilerde uyku mahmurluğundan silkinip gerçekleri görmeli ve göstermeliyiz. Tepkisizlikten, nötr olma hâlinden kurtulup anlamaya ve anlatmaya çalışmalıyız. Aksi takdirde her şey için çok geç olabilir. “İnsanlar uykudadır; ancak ölümle uyanırlar.” demiş Hz. Ali…

 
  Bugün 3 ziyaretçi (4 klik) kişi burdaydı! DESİNG BY MERVE  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=